Norveç’te 3 Kayalar – 1)Kjeragbolten

Norveç’teki ‘3 Kayalar’ adını verebileceğimiz(Kjeragbolten-Trolltunga-Preikestolen) turumuzun ilk basamağı olan Kjerag için öncelikle Bergen’den uçakla Stavanger’e geliyoruz. Uçak tarifesine göre 50 dakika süreceği belirtilen uçuş yaklaşık 25 dakika sürüyor. Heralde şuana kadar yaptığımız en kısa uçuş bu oluyor. Aracımızı kiraladıktan sonra Kjerag’a doğru yola çıkıyoruz. Yollar dar ama manzara çok güzel. Yaklaşık 3,5 saatlik bir yolculuğun ardında öğlen saatlerinde Kjerag’taki araç park alanına varıyoruz.

Kjerag aslında Norveç’in Lyse Fiyordunda bulunan bir dağ. Ancak burayı ünlü yapan bu dağda bulunan 984 metre yüksekliğindeki iki kaya arasında sıkışmış olan yaklaşık 5 metre küplük bir kaya parçası. İşte bizim hedefimiz de bu kaya parçasının üzerine çıkmak 🙂

Burası aynı zamanda Base Jumping için de en ideal yerlerden bir tanesi. Ama biz bunun için burada değiliz; en azından şimdilik:) Aracımızı parkettiğimiz yerden oldukça dik kayalardan tırmana tırmana yukarıya doğru çıkmaya başlıyoruz. İnternette gördüğümüz kadarıyla bu turumuzun, gidiş-dönüş toplam 6-7 saat kadar sürmesini bekliyoruz.

Temmuz ayında gelmiş olmamıza rağmen birçok yerde kar var. Kimisi eriyor ve etraftaki akarsuları besliyor, kimisi ise hala sert ve üzerinden yürümek çok da kolay olmayabiliyor. Kayalar oldukça dik ve bazı yerlerde insanların çıkmasını kolaylaştırmak için zincirler konulmuş durumda. Bu zincirler hem çıkarken hem de inerken oldukça işimize yaradılar.

Yukarılara doğru çıktıkça hem manzara güzelleşiyor hem de hava soğuyor. Birkaç saatin ardından geniş bir düzlüğe varıyoruz. Burada esen rüzgarı hala dün gibi hatırlarız. O kadar kuvvetli bir rüzgar esiyordu ki, birbirimizin sesini birkaç metreden bile duyamıyorduk.

Bu yüksekliklerde kar da daha fazla tutunmuş ve hem kar hem de rüzgar yürüyüşümüzü oldukça güçleştiriyor. Ama olsun, herşey Kjeragbolten için:) Artık gidiş yolumuzun yarısından çoğunu gelmiş durumdayız ve yarım saat içerisinde varmış olacağımızı tahmin ediyoruz. Norveç’te diğer bütün yürüyüş rotalarında olduğu gibi burada da yol boyunca rotayı gösteren kayaların üzerine işlenmiş kırmızı T harfleri bulunuyor. Bu harfleri takip ettiğiniz sürece kaybolmanıza imkan yok.

Tahmin ettiğimiz gibi yarım saatlik bir yürüşün ardından Lyse Fiyordunun kıyısına varıyoruz. Buradaki manzara tarif edilemez bir güzellikte. Yaklaşık 1000 metre aşağımızda neredeyse hareketsizmiş gibi duran fiyordun suları ve yine bu yükseklikten ağır ağır dökülen şelalenin güzelliği ikimizi de büyülüyor adeta. Şuana kadar gördüğümüz yerler içerisinde bizi en etkileyen manzaralardan birisi olduğunu söylersek abartmış olmayız.

Tabii ki buraya gelişimizin esas sebebi olan Kjeragbolten’ı bulmamız gerekiyor bir de. Burada üzerinde yürüdüğümüz kayalar arasında, bazı yerlerde derin çatlaklar bulunuyor. O nedenle oldukça dikkatli bir şekilde yürüyerek hedefimize ulaşmaya çalışıyoruz. Ve nihayet ünlü Kjeragbolten bütün ihtişamıyla karşımızda duruyor:)

dsc_0392-large

Aslında kayanın hemen yanı güvenlik şeridiyle çevrilmiş ve ‘giriş yasak’ tabelaları konulmuş ancak aldırış eden kimse yok. Fakat kaya yakından, uzaktan göründüğünden çok daha küçük gözüküyor. Tamamen psikolojik mi yoksa gerçekten öyle mi bilmiyoruz:)

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Ve mutlu son:)

dsc_0404-large

Ne yazık ki buraya sadece Kemal çıkabiliyor. Kaya oldukça yüksekte bulunuyor ve hemen aşağısı da uçurum. Birgül aslında bu fotoğrafta ancak yandaki kayanın ardında gizlenmiş durumda. Kjeragbolten’a adım atabilmek için güvendiği zincir kar sebebi ile yerinden alınmış. Aşağıdaki uçurumu da gördükten sonra değil kayanın üzerine çıkmak, geri dönmekte bile zorlanıyor.

dsc_0451-large
Birgül Kjeragbolten’in üzerine çıkamadığı için mutsuz 😦

Etrafta fotoğraf çekimlerimizi tamamladıktan sonra geri yürüşümüze başlıyoruz. Ve ne yazık ki yağmur başlıyor. Zaten dik ve kaygan olan kayaları daha da kayganlaştırıyor. Bu nedenle toplam yürüyüş süremiz 7-8 saati buluyor. Zincirlerden tutuna tutuna aşağıya iniyoruz ve kendimizi arabanın rahatlığına bırakıyoruz. 3-3,5 saatlik bir yolculuğun ardından Roldal Overnatting’te konaklıyoruz. Kaldığımız apart çok konforlu değil ancak sabah kalktığımızda gördüğümüz manzara bizi gerçekten büyülüyor.

dsc_0465-large

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s